Ana Sayfam Yap   Arkadaşıma Öner
Basında Biz
Başarılarımız

 

“Kaliteli ürünler yapmazsak dev pazarı yitireceğiz”


Remzi YORULMUŞ
Dostel Tekstil Ürünleri
Hazır Giyim San.Tic.Ltd.Şti.


Ülkemizde kalkınma öncesinde en önemli tek şey var. Vatandaşlık görevimizi,yurtseverlik duygularıyla dile getirmek gerekiyor. Yurtseverlik toplumun her kesimindeki insanların sorunudur ve görevidir. Temiz toplum ve temiz siyaset yaratılması için ülkemize karşı olan vatandaşlık sorumluluklarımızı taşımamız gerekiyor.
İşveren ve işçi ilişkileri her zaman barışçıl ve dostluk içinde çözülmeli. Paylaşım demokratik olmalı ki, ülke katmanları özgür olsun. Aksi takdirde bölünmüşlük, ikilik ülkemizin gelişmesini engeller hatta geriletir.

Dünya piyasalarındaki rekabet etme gücünü kurmamız gerekiyor. Bugün tekstil olarak dünya ülkelerinin içine girmiş bulunuyoruz. Bunu korumak için de ülke ekonomisine önde tutmamız gerekiyor. Yani vatandaşlık sorumluluklarını taşımak gerekiyor. 1995 yılında tekstil yüzde 33 oranında, tek başına ihracatta öndeydi. 1996 yılında yüzde 19’lara düştü. Düşmesinin sebepleri önde gelen iplik –kumaş tekelleri zannediyorum ki, bugün kafalarını önüne koyup düşünmeleri gerekiyor. 1996 yılında iplik kumaş fiyatı yüzde 52 oranında artarken DM ve dolar yüzde 26 oranında artış yaptı. 1996 yılında Gaziantep’te toplu sözleşmesi çözülmeyen 8000 işçi beklemedeydi. Yüzde 52’lik artışların sonucu yüzde 19’lara varan bir gerileme söz konusu oldu. Çünkü AT’ daki ülkelerin kendi insanını ve karlarını korumaları için tekstil alımların daha ucuz ülkelerde yaptırmaya koyuldular. Oysa ki, gümrük birliği kritesi bizim için daha çok ihracat yapmamız demekti. Ama neticeye baktığımızda gerileme söz konusudur.

Gümrük birliği; ülkemizdeki küçük ve büyük işletmeler için çok faydalı olmuştur. Biraz da kendi içimizdeki çifte standart davranışlarımızı bırakmış olsak gümrük birliğinin meyvesini vatandaşlar olarak yemeye başlayacağız. Sadece kendi kararlarımızı önde tutarsak dolar arttığı zaman DM ile satılan kumaşları dolara çevirip satılırsa “Efendim DM artmıyor, biz ne yapalım, şimdi dolar yükseldi biz de ondan satamaya başladık.” İşte o zaman ülkemizin yerine başka ülkelerle ilişkilerini önde tutarlar.

DM bazında satış yapan ihracatçılarımız da her geçen yıl kapasitelerini ve fabrikalarının bir bölümünü kapatmaya başlarız. Gümrük birliği öncesi küçük işletmelerin kota sorunu vardı. Hem de çok ciddi şekilde. Üç aylık dağılımda çoğunlukla büyük işletmeler kotalır alıyordu. Küçük işletmelerin siparişlerini gerçekleştirmeleri için kurulan kota komisyoncularından kota satın alınıyordu. İşletme yaşamları çok sürmeden bitiyordu.

Bugün Doğu Blok pazarını ele geçirmek için devletler devreye girmiştir. Oysa bizim için bu ülkelerle tekstilde ciddi şekilde alışverişimiz var. Birçok şirketler oralarda ciddi yatırımlar yapmıştır. Yalnız kısa vadeli bakmamız her zaman zararlı oluyor. Hemen zengin olalım anlayışıyla pazarı kendi elimizle başka ülkelere veriyoruz. Kaliteli ürün üretmediğimiz zaman zararı bu ülkenin her insanına olacağını bilmemiz gerekiyor. Bugün Doğu Blok’tan gelen vatandaşlar Laleli’den ciddi alışveriş yapıyorlar. Ancak oradan aldıkları malların (ihracat fazlası olmayan) büyük çoğunluğu bir kere giyip yıkanınca ikinci kez giymeden atıyorlar. Daha sonra Rusya’nın birçok satış yerlerinde de camlara asılan yazıları görmek mümkün. “Türk malları satılmaz.” Oysaki bugün Türk malları gelişmiş tüm ülkelerde gururla satılmaktadır. Satış anlayışını kaliteli ürünler yapmakta mümkündür. Aksi takdirde dev pazarı elimizden kaçıracağız. Bunu elimizde tutmamız için kalite olmalıdır. Türkiye Avrupa ve Doğu Blok‘ a ulaşım olarak yakın oluşumuzun avantajını sağlıklı üretimle pazarı elimizde tutmamız gerekiyor. Avantajlı fiyatlar sunmak gerekiyor. Piyasa ekonomideki bireysel çıkışlardan toplumsal değerleri önde tutmak gerekiyor. Rekabetçi anlayışın dizaynı sağlanmış karşılıklı çıkarları koruyabilen bir montaliteyle hareket etmek gerekiyor. Uzun vadeli ekonomiyle yatırımlar ve tasarımlar gerek ülke çıkarları gerek ticarethane sahiplerine yatırım önü açmıştır. Aksi halde günü birlik politikalar ve yatırımlar her zaman zararlıdır, her koşulda üretilen malın kalitesi bozulur.
Tekstil üzerinde devlet engelini kaldırmak gerekiyor. Devletin desteği olmayan bir sektörde doğal olarak engelini de kendisinin aşması gerekiyor. Merkez Bankası’ nın döviz üzerindeki müdahalesine son vermesi gerekiyor. Aksi takdirde artan iplik fiyatları karşısında fiyat tutturmak olanaksız olacaktır. Bu nedenle herkesin çabası boşa gitmiş olacaktır.

Doğal olarak pazara başka ülkeler girecektir. Zaten başka ülke pazarın içindedir. O nedenle devlet önümüzü açmalı, isteyen herkes dışarıdan iplik kumaş getirebilmeli. Damping uygulaması ortadan kalkmalı. İçerideki kumaşçılar ve iplikçiler fiyat politikalarını kafalarına göre arttıramazlar.
Ülkesini ve milletini seven insanlar barışı ve kardeşliği sevmeli kalitenin, fiyatların, pazarların yolları buradan geçer.


Dostel Tekstil Emin Adımlarla İlerliyor


Başta Almanya, Danimarka ve İtalya‘ ya ihracat yapan Dostel Tekstil üretim yaptığı firmalardan büyük taktir alarak çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye’ nin içinde bulunduğu krizden ihracatı arttırmakla çıkabileceğini dile getiren Dostel Tekstil Ürünleri Hazır Giyim San.Tic.Ltd.Şti. sahibi Remzi Yorulmuş, devletin ihracat yapan firmaların önünü açması gerektiğini, bazı bürokratik engellerden dolayı ihracatın oldukça zor yapıldığını söyleyerek açıklamalarında şu bilgilere yer verdi:

“ Özellikle Avrupa ülkelerine ihracat yapan Dostel Tekstil 5 yıldır aynı firmalarla çalışarak bu firmaların büyük güvenini kazandı. Bu firmalara kalitemizi kabul ettirdik. İstikrarlı çalışmamız, almış olduğumuz siparişleri zamanında teslim etmemiz bizi bugünkü başarıya ulaştırmıştır. Bugün yaşanan ekonomik krizden kurtulmak için firmaların ve devletin ihracata önem vermesi gerekir. İhracat yapan bir firma olarak devletin ihracatı desteklemesinden çok köstek olmamasını istiyoruz. Gerçek anlamda devlet firmaları desteklemesi gerekirken Türkiye’de ne yazık ki ihracatçı firmalar bu desteği alamıyor. Destek olmadığı gibi ihracat yapan firmalara birtakım bürokratik engeller getirerek ihracat yapmaları engellenmektedir. Biz devletten yalnızca ihracat yaparken yolumuza çıkmamasını istiyoruz. Dostel Tekstil bugüne kadar yaptığı çalışmalarla, çalıştığı Avrupalı firmalarla bir aile şirketi olmuştur. Bu firmalarla bundan sonra da birlikteliğimiz devam edecektir. Dostel Tekstil üretim yaptığı bütün firmalarla ortak hareket etmektedir. Kolleksiyonların hazırlanmasında Dostel’in rolü çok büyüktür.

İhracatçı firmaların bugüne kadar yaşadığı ve en önemli sorunlardan birisi olarak görülen KDV iadelerinin alınamaması sorunu 84. maddenin yürürlüğe geçirilmesi ile ortadan kaldırılmıştır. 84. maddeden önce firmalar KDV iadelerini alamıyor ve çok zor durumda kalıyorlardı. KDV’sini alamadığı gibi teminatları da çözülmüyordu. 84. madde ile bu alanda sorunlar giderildi.


Avrupalı firmalar Afganistan, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerde bugüne kadar üretimlerini sürdürdü. Bu bölgelerde yaşanan son olaylardan dolayı birçok firma bu ülkelerdeki üretimlerini çekerek başka ülkelere kaydırmaya başladı. Üretim yapmak için yeni ülke arayışlarını sürdüren Avrupalı firmalar bu tercihlerini Türkiye için de kullanacaklardır. Bu Türkiye açısından büyük bir fırsattır.

Türk firmalarının hem iç pazarda hem de yurtdışında iyi bir konuma gelmeleri için yöneticilerin iyi bir işletmeci olması gerekir. Bugün belirli büyüklüğe ulaşan firmaların bir anda yok olduklarını görüyoruz. Bu firmaların yöneticilerine baktığımızda iyi bir işletmeci olmadıklarını söylemek mümkündür. Türkiye’de belirle bir yere ulaşan Halis Toprak’ın battığını görüyoruz. Halis Toprak iyi bir işletmeci değildir demek doğru mudur, bence doğrudur. Bir kişi kendi şirketlerinin kapanmasına yönelik hadiselerle karşılaşıyorsa ve buna rağmen gidip İngiltere’de kendine malikhane alıyorsa bu kişinin işletmecilikten anladığını söylemek mümkün değildir.

Dostel Teskstil 2001 yılında hedeflerine ulaştı ve belirli oranda da bu hedefleri aşmıştır. 1.5 milyon dolarlık 2001 yılı hedefimizi aşarak 1.7 milyon dolar olarak gerçekleştirdik. Her yıl ihracat oranlarımızı belirli oranlarda arttırıyoruz.